Randstad’ın araştırması, iş dünyasında yeni bir standardın oluştuğunu gösteriyor. Çalışanlar işverenlerinden esneklik, aidiyet hissi ve gelişim fırsatları talep ediyor.

Çalışanların Beklentileri
Youthall tarafından yapılan araştırmaya göre gençlerin beklentisi iş yaşam dengesi olmasından yana. Genç çalışanların çoğu, uzun çalışma saatlerinden çok, esneklik ve özel hayatlarına zaman ayırabilecekleri bir iş modeli istiyor. İş yaşam dengesi sadece gençler için değil tüm çalışanlar için önemli. Belki de bu yüzden çalışanların tercihi evden çalışmaktan yana.
Çalışanlar için maddi tatminin tek başına yeterli olmadığını biliyoruz. Ancak görünen o ki çalışanlar maaşlarından yana da pek mutlu değiller. Zira 10 çalışandan 7’si maaşını tatmin edici bulmuyor.
Bu tabloyu destekleyen en güncel verilerden biri de Marketing Türkiye üzerinden paylaşılan Randstad Workmonitor 2025 raporu. Rapora göre çalışanların öncelikleri köklü biçimde değişmiş durumda. Üstelik bu değişim geçici değil, yeni bir standart haline geliyor.
Öne Çıkan İş Yaşam Dengesi
Araştırmada ilk kez iş-yaşam dengesi, maaşın önüne geçti. Küresel ölçekte yüzde 83’e karşı yüzde 82 gibi çok yakın oranlar söz konusu. Türkiye’de ise fark daha da açılıyor. İş-yaşam dengesi yüzde 90 ile ilk sırada yer alıyor.
Bu veri tek başına önemli bir kırılmayı gösteriyor. Çalışan artık sadece “ne kadar kazanıyorum” sorusunu sormuyor. Aynı zamanda “nasıl yaşıyorum” sorusuna odaklanıyor.
Bu değişimin temel nedenleri:
- Uzayan çalışma saatleri
- Artan tükenmişlik hissi
- Pandemi sonrası değişen öncelikler
- Esnek çalışma modellerine alışılması
Toksik İş Ortamı ve Güven Sorunu
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri güven eksikliği. Çalışanların yaklaşık üçte biri yöneticilerine güven duymuyor. Bu durum sadece bir algı sorunu değil. Doğrudan işten ayrılma davranışına dönüşüyor.
Öne çıkan bazı veriler:
- Çalışanların yüzde 44’ü toksik iş ortamı nedeniyle istifa etmiş
- Talepleri karşılanmazsa ayrılmaya hazır olanların oranı hızla artıyor
- Katılımcıların yaklaşık yarısı daha iyi koşullar için aktif mücadele veriyor
Bu tablo, çalışan bağlılığının artık kırılgan olduğunu gösteriyor. Küçük bir memnuniyetsizlik bile büyük kayıplara yol açabilir.
Esneklik Olmazsa Olmaz Hale Geldi
Esnek çalışma artık bir yan hak değil. Temel bir beklenti. Çalışanların önemli bir kısmı bu talep karşılanmadığında işten ayrılıyor.
Türkiye verileri dikkat çekici. Esneklik nedeniyle işten ayrılanların oranı yüzde 42. Bu oran global ortalamanın oldukça üzerinde.
Ayrıca çalışanlar sadece nerede çalıştıklarını değil, kiminle ve hangi değerlerle çalıştıklarını da önemsiyor. Şirketin duruşu ile kendi değerleri örtüşmeyen çalışanlar işi kabul etmiyor.
Aidiyet ve Topluluk Duygusu Yeni Motivasyon Kaynağı
İş yerinde arkadaşlık artık “güzel bir detay” değil. Performansı doğrudan etkileyen bir unsur. Araştırmaya göre çalışanların büyük çoğunluğu, bir topluluğun parçası olduklarında daha verimli çalıştıklarını düşünüyor.
Daha da çarpıcı olan şu:
- Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısı, iş yerinde arkadaşlık varsa daha düşük ücrete daha toleranslı yaklaşıyor
- Çalışanların yüzde 55’i kendini ait hissetmediğinde işi bırakmaya hazır
Bu durum, kurum kültürünün finansal paket kadar önemli hale geldiğini gösteriyor.
Özetle bugünün çalışanı daha bilinçli, daha talepkar ve daha seçici. İş dünyası bu yeni dengeyi doğru okuyamazsa, en büyük kaynağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.
Marketing Türkiye'nin yer verdiği Randstad’ın Workmonitor raporunun verilerine buradan ulaşabilirsiniz.
