Giyimin Kariyer Üzerindeki Etkisi Nedir? - II

Moda akademisyeni Doç. Dr. Başak Boğday Sayğılı ile röportajın ikinci bölümü. Stilin bütçeden önce bir bakış açısı ve giysilerin içinde yaşatılan ruh hali olduğunu vurgulayan Sayğılı, düşük bütçeyle de çok iyi giyinmenin mümkün olduğunu vurguluyor.

Moda Akademisyeni Doç. Dr. Başak Boğday Sayğılı

- Bir yere giderken kadınların hazırlığı erkeklere göre daha fazla sürüyor. Her ne kadar erkekler “Ama ben de tıraş oluyorum” dese de durum değişmiyor. Kadınların hem kıyafet çeşitliliği hem de saç, makyaj ve benzeri detaylarla uğraşması hazırlık süresini uzatıyor. Çalışan kadınlar için hazırlık süresini kısaltmanın pratik bir yolu var mı?

Evet, kesinlikle var. Aslında bu tamamen sistem kurmakla ilgili. Hazırlık süresini uzatan şey, karar verme yüküdür. Eğer sabah ne giyeceğinizi o an düşünüyorsanız, zaten süre uzar.

Benim önerim şu:

  • Kombinleri önceden planlamak
  • Gardrobu sadeleştirmek
  • “Karar yorgunluğunu” azaltmak

Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi bu süreci destekleyen bir yapay zekâ uygulaması bir app geliştirdim. “Stilim” Kişinin vücuduna, psikolojik özelliklerine ve kariyer özelliklerine uygun kişinin kendi gardırobundan giysiler ile kombin önerisi yapıyor ve aynı zamanda öğretiyor. Hangi giysiyi neden ve ne zaman ve nasıl giymeleri gerektiğini anlatıyor. Böylece sadece kombin yapan değil, aynı zamanda öğreten bir sistem. Kişi günlük olarak yarım saat kazandığı gibi sabahın ilk saatlerinde karar vermek zorunda kalmıyor.

Kişi, giysiyi satın alırken de “Stilim” i kullanabiliyor. Böylece hem zamandan kazanıyor hem de kendisi için doğru giysi satın almış oluyor ve tabi 7/24 Stil danışmanını yakında taşımanın keyfini çıkarıyor.

- Erkekler için sakal bırakmak zaman zaman iş yaşamında tartışılıyor. Hatta sakalın işe alıma etkisi ile ilgili yapılmış çalışmalar var. Kimi kurum bunu hiç sorun etmezken bazı kurumlarda sakala sıcak bakılmıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sakal konusu aslında sadece stil değil, kurum kültürü meselesidir. Bazı sektörler daha klasik ve konservatif bir görünümü tercih ederken, bazıları daha özgür bir stil anlayışını benimseyebiliyor.

Benim yaklaşımım şu: Sakal olabilir, ama mutlaka bakımlı olmalı. Çünkü mesele sakalın varlığı değil, bakımlı ve kişinin yüz şekline uygun olmasıdır. Doğru şekil için biraz zaman harcamak gerekebilir. Tabi her şeklin de aslında bir sembol olduğu unutulmamalı.

Düzensiz bir sakal, özensizlik algısı yaratabilir. Ama iyi şekillendirilmiş bir sakal, güçlü bir stilin parçası olabilir. Yani burada kilit kavram: kontrol ve uyum.

- Birleşik Krallık'ta yapılan bir araştırmaya göre, Z kuşağının işe gitmeme sebebi; iş kıyafeti masrafları. Araştırma her 10 işsizden birinin, bu ve benzeri maliyetler nedeniyle işi geri çevirmek zorunda kaldığını belirtiyor. Sizce Z kuşağı için kıyafet algısı ve giyinmek diğer kuşaklara göre daha mı farklı? Sizin gözleminiz nedir?

Evet, oldukça farklı. Z kuşağı için giyim bir zorunluluk değil, bir ifade biçimi. Onlar için rahatlık, özgünlük ve sürdürülebilirlik çok daha ön planda. Aynı zamanda “görünmek” kadar “kendin olmak” da önemli.

İş kıyafeti masraflarının bir engel olarak görülmesi de aslında bu bakış açısıyla ilgili. Çünkü Z kuşağı, kalıplaşmış kurallara uymak yerine kendi stilini yaratmak istiyor.

Bu noktada iş dünyası da büyük değişim dönüşüyor, dönüşmeyenlerin de bir an evvel bu dönüşümü gerçekleştirmesi gerekiyor. Daha esnek, daha kapsayıcı bir stil anlayışı artık kaçınılmaz. Bu durum pandemi ile büyük kırılım getirdi. Teknolojinin ilerlemesiyle de hızlı değişimler gerçekleşmeye devam edecek.

Değişmeyecek bir gerçek var ki insanlar giyinmekten ve onu kendini sembolize etme aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeyecek. Bu nedenle de “moda” insanlar var olduğu sürece olacak bir sektör.

- Pahalı giyinmek ve iyi giyinmek arasında bir bağlantı var mı?

Hayır, doğrudan bir bağlantı yok. İyi giyinmek; fiyatla değil, bilgiyle ilgilidir. Doğru kesimi seçmek, doğru rengi bilmek ve doğru kombin yapmak… Bunlar para değil, bilinç meselesidir.

Hatta çoğu zaman çok alışveriş yapmak yerine doğru parçaları almak daha ekonomik bir yaklaşımdır. Düşük bütçeyle de çok iyi giyinmek mümkündür. Önemli olan “ne aldığınız” değil, “nasıl kullandığınızdır.”

Dikkat edilmesi gereken 5 önemli madde var:

  1. Kaliteli kumaş (doğal kumaş anlamına gelmiyor)
  2. İyi dikiş
  3. Kişiye ve kişinin gardrobuna uygun renkler
  4. Kişinin vücut özelliklerine uygun kesim
  5. Kişinin şu anki ve gelecekteki kariyerine uygun giysiler

Stil, bütçeden önce bir bakış açısıdır ve giysilerin içinde yaşattığınız ruh halinizdir.

- Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim. Stilin sadece dış görünüş değil, kişinin kendini ifade etme ve konumlandırma biçimi olarak ele alınmasının çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bu farkındalığın artması hepimiz için önemli bir kazanım.