Regl İzni Gerekli mi?

Ülkelerin regl iznine yaklaşımları farklı. Çalışan kadın için durum pek net değil gibi görünüyor. Araştırma sonuçları yazıda.

Cinsiyet ayrımcılığı yasayla engellenmiş görünse de ne yazık ki uygulamada yasayı ihlal eden yaklaşımlar olduğunu biliyoruz. Kat edilecek çok yol var. Bu yolda ilk adım olan işe alımda adaleti sağlamak adına keşke cinsiyetsiz CV uygulaması yaygınlaşsa, hatta zorunlu olsa.

İş yaşamında kadın ile ilgili hasır altı edilen konulardan biri de kadının her ay yaşadığı regl dönemi. Regl konusu pek gündeme gelen, yazılan, çizilen, tartışılan bir konu değil; genelde görmezden geliniyor. 26 Mart 2022 tarihli hurriyet.com.tr sitesinde Selin Irmak Kaçmaz yazdığı yazıda çalışma yaşamında regl konusunu ele almış. Konuyla ilgili önemli gördüğüm bazı bölümleri aşağıdaki gibi alıntıladım;

Nereden Çıktı?

Regl izni aslında bazı ülkelerde onlarca yıldır yaygın bir uygulama. Kadınların regl döneminde resmi olarak izinli sayılması fikri, 1920-30’larda, Sovyet Rusya’da regl olan kadınların üreme sağlığını korumak amacıyla ücretli izin yapmasına müsaade edilmesiyle ortaya çıktı.

Bu fikir, 1920’lerin sonlarında Japonya’daki işçi sendikaları ile daha fazla gündeme geldi ve en sonunda 1947’de ülke yasasında yer aldı. Yerel medyaya göre, 1965 yılında Japonya’da regl izni kullanan kadın sayısı yüzde 26 idi. Zaman geçtikçe izni kullanan kadın sayısı neredeyse sıfırlandı.

Güney Kore’de de tıpkı Japonya’da olduğu gibi, regl iznini kullananların sayısı düşüyor. 2013 yılında yapılan bir ankette Güney Koreli kadınların yüzde 23,6’sının izni kullandığı belirlenmişken, 2017 yılına gelindiğinde bu oran yüzde 19,7’ye düştü.

Kadınların yüzde 30 ila 40’ı her ay regl dönemlerinde şiddetli ağrı başta olmak üzere çeşitli semptomlar yaşıyor. Çeşitli araştırmalar, regl kramplarının yılda ortalama dokuz günlük üretkenlik/verimlilik kaybından sorumlu olduğunu gösteriyor.

2017 yılında 32.748 Hollandalı kadınla yapılan bir anket, kadınların yüzde 14’ünün regl dönemlerinde işten veya okuldan izin aldığını ortaya koydu. Ankete katılanların yüzde 68’i, regl dönemlerinde daha esnek çalışma saatleri seçeneğine sahip olmayı dilediklerini söyledi. Kadınların yaklaşık yüzde 80’i regl semptomlarının sonucunda daha az üretken hissetmelerine rağmen yine de çalışmaya devam etti.

Ülkemizdeki Durum

Hintli on line sipariş ve yeme içme uygulaması Zomato faaliyette olduğu 24 ülkeyle birlikte Türkiye’de de geçtiğimiz yıl çalışanlarına regl izni sunmaya başladı. Üstelik yılda 10 güne kadar.

Avukat Bilal Çelik, ülkemizde regl izninin ilk olarak 2004 yılında yalnızca hukuken ‘ağır ve tehlikeli işler’ kapsamında değerlendirebileceğimiz ağır işlerde çalışan kadınlara tanındığı bilgisini veriyor.

“İzin süresi ise yönetmelik ile 5 gün olarak belirlenmişti. Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği’nde yer alan bu düzenleme ne yazık ki pratik çalışma hayatı içerisinde uygulama alanı bulamadı” diyen Çelik şunları da ifade ediyor:

“Şu aşamada ülkemizde çalışma hayatına devam eden kadınlara regl izni verilmesini öngören herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Ancak cinsiyet eşitliğini benimseyen bir vizyona sahip kurumsal şirketler kadın çalışanlarına bu yönde bir hak tanımaktadır. Söz konusu uygulama ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır.”

ABD ve Avrupa’nın Konuya Yaklaşımı

Ancak dünyanın diğer tarafındaki manzara çok farklı görünüyor. Regl izni politikası Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Avrupa'da neredeyse yok.

Menstrüel izin fikri ABD'de pek ilgi görmedi. 600 ABD’li ile yapılan ve Health Care for Women International (Uluslararası Kadınlar için Sağlık) dergisinde yayınlanan 2017 tarihli bir ankette, katılımcıların neredeyse yarısı regl izninin etkisinin olumsuz olacağını söyledi. Bazıları bu izin politikasının regl olmayanlar için haksızlık olacağına veya iznin kötüye kullanılacağına dair endişelerini dile getirirken, diğerleri ise bu izin politikasını gereksiz gördüğünü ve gerekli durumlarda hastalık izni alınabileceğini düşündüklerini söyledi.

Konuyla ilgili daha detaylı bilgiye ilgili mecradan ulaşılabilir.