Gerçek Güç

Zorla halletmeye çalıştığımız olaylar başka şekilde çözülebilir mi? Farklı bir yol bulunabilir mi? 

Zorbalıktan gayrısı işe yaramaz mı? Tek yol güç ile mi halletmek? Başka bir yöntem işe yarayabilir mi? Hangi açıdan bakıyoruz ve daha da önemlisi hangi açıdan baktığımızın farkında mıyız?

Hadi o zaman rüzgarın güneşle güç yarışına girdiği anonim bir hikaye ile devam edelim. Hangisi kazanır görelim.

Güneş ve Rüzgar

Rivayet bu ya, bir vakit rüzgâr güneşe “ben senden daha güçlüyüm” iddiasında bulunmuş. Güneş bunu kabul etmeyince aralarında “hangimiz daha güçlüyüz” tartışması başlamış. Rüzgar daha güçlü olduğu ve gücü sayesinde istediğini elde edebileceği konusunda diretiyormuş. E tabii güneş de kabul etmiyormuş bu durumu.

Gücünü göstermekte ısrarcı olan rüzgar “Sana benim daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım” demiş ve bir öneride bulunmuş: “Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun? Hani şu üstünde palto olan. Bahse girerim o paltoyu adamın üstünden senden çok daha çabuk çıkartabilirim.”

Güç mü Kazanacak?

Bu denemeye razı olan güneş bir bulutun arkasına gizlenmiş ve olacakları izlemeye koyulmuş. Birazdan rüzgâr kuvvetlice esmeye başlamış. Adamın paltosunu çıkarmadığını görünce bu sefer daha da kuvvetli esmeye başlamış. Bir fırtına gücüyle esiyormuş. Ancak rüzgâr şiddetini ne kadar artırırsa yaşlı adam da paltosuna o kadar sarılıyormuş. Sonunda rüzgâr pes etmiş.

Bunun üzerine güneş bulutun arkasından çıkarak yaşlı adama sıcacık gülümsemiş. Bu sıcaklığı gören yaşlı adam yüzünde bir hoşnutluk ifadesiyle paltosunu çıkarmış.

İddiayı kazanan güneş rüzgâra: “Dostluk ve nezaket her zaman zorbalıktan daha güçlüdür” demiş.