Cinsiyet Ayrımcılığına Madalyalı Cevap

Uluslararası firma cinsiyet ayrımcılığı yaparak çalışanına doğumun ardından yüzde 70 daha az ödeme yapmak istediğini belirtti.

Ayrımcılık Her Yerde

Bir yandan mesleğini çok iyi yapma gayreti içinde olan, bir yandan da anne olmayı isteyen milyonlarca kadından biriydi. “Hamilelik, başarılı profesyonel atletizm kariyerinin bir parçası olabilir ve öyle olmalıdır” diyordu. Sadece demiyor buna yürekten inanıyordu.

New York Times için bir yazı kaleme alan sporcu kariyeri için “felaket” olabileceğinin bilincinde olarak 2018’de aile kurmaya karar verdiğini belirterek şunları yazdı “Nike’la, Aralık 2017’de sona eren anlaşmamı yenileme görüşmeleri yaptığım bir döneme denk geldiği için korkunç bir zamandı.”

Hamileliğinin 32. haftasında preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) nedeniyle sezaryen ameliyatı olduğunu ancak doğum yaptıktan sonra mümkün olan en kısa sürede işe dönmesi için üzerinde baskı hissettiğini söyledi.
Böyle işte; kadınsan evlenmek, çocuk sahibi olmayı istemek gibi hayatının en güzel kararlarından birini alırken bile zamanlamanın “felaket” olduğunu düşünebileceksin. Sorunlu hamilelik yaşadığında sağlığını değil iş baskısını öne alacaksın.

Olimpiyatlarda dokuz madalya kazanmış olmasına rağmen doğumun ardından Nike’ın daha önceki anlaşmaya kıyasla yüzde 70 daha az ödeme yapmak istediğini belirtti ve doğumdan sonra iyi performans sergilememesi halinde cezalandırılmayacağının “sözleşmeyle garanti altına alınması” talebininse Nike tarafından reddedildiğini kaydetti.

Efsane

Sonra ne mi oldu? Bu yıl 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda 4×400 kadınlar yarışındaki altın madalyayla birlikte Olimpiyat Oyunları tarihinde en çok madalya kazanan ABD vatandaşı atletizm sporcusu olarak madalya sayısını 11’e çıkardı. Yani 35 yaşındaki anne, ABD’li atlet Allyson Felix bir efsane oldu.

Hiçbir alanda kadının doğasının reddi üzerine bir kariyer kurulmamalı. Kadın doğası gereği yaşadıkları yüzünden mesleğinde cezalandırılmamalı. İş yaşamında da bu durum göz önüne alınmalı. Ama ne yazık ki kurumsal anlamda atılan adımlar çok yetersiz. Örneğin çalışana regl izni veren firma sayısı hala bir elin parmaklarını geçemedi. Kendilerine yer gösterilmediği, göz ardı edildikleri için, hala yeni anneler şirket tuvaletlerinde süt biriktiriyor. Kadının “Yaparım, deneyin beni” dediği yerde “hadi canım, kadından şoför olur mu” diye hala sorgulanıyor. 

Kurum olarak kadın çalışanın evlenip yuva kurmasını, çocuk sahibi olmasını, hamileliğini ve lohusalığını rahat yaşamasını, çocuğunu büyütmesini destekleyin. Siz desteklerseniz kadın bütün engelleri aşabilir. İşi aksatmak bir yana hatta Felix gibi işinde efsane olabilir emin olun. Siz yeter ki inanın ve kurumsal politikalarınızla destekleyin.