‘Sessiz Tatil’ İş Yerleri İçin Yeni Tehdit mi?

Çalışanın çalışıyormuş gibi görünürken kuruma çaktırmadan gizlice kendine izin zamanı ayırması şirketler için yeni bir tehdit mi?

Sessiz tatil yapan çalışan

Tatiller ve Yıllık İzinler

Tatiller ve yıllık izinler çalışanların en hassas noktalarından biri. Yeni yıla girer girmez o yıl resmi tatillerin ve bayramların hangi günlere geldiğine bakanlar var. Yılın başında yıllık iznini ne zaman ve nasıl kullanacağını planlayanlar var. Fazladan tatil yapmak için illegal yollara başvuranlar da var. Geçmişte sahte rapor alıp tatile çıkan iki sözde uyanık haberini okumuştuk.

Tatilin planını yapmak, düşünü kurmak, rezervasyonları yapmak, açıp açıp gidilecek yere bakmak işin en keyifli kısmı. En zoru da sanırım tatilden dönüş. Bir iki haftalık bir ara bile olsa sanki çok uzun zaman geçmiş gibi yeniden toplantılara, e postalara, yapılacaklara geri dönmek çoğu çalışanın bocaladığı bir durum. Tatil sonrası fiziken işe dönülmüş ancak beden işte ruh nerede orası tam belli değil.

Ekran başında iş yapıyor görünüp sosyal medyada dolaşmak veya çevrim içi özel işleri halletmek suretiyle işten sanal kaytarma da nadir bir durum değil. Bunun türevi olabilecek bir kavram People Management Magazine'de çıktı karşıma: “Sessiz Tatil”.

Çalışanlar Neden Gizlice İzin Yapıyor?

Sessiz tatil ilk bakışta masum bir davranış gibi görünse de uzmanlar bu eğilimin iş yerlerinde güven, bağlılık ve çalışan deneyimi açısından önemli mesajlar taşıdığı görüşünde.

People Management dergisinde yer alan habere göre, bazı çalışanlar resmi izin talebinde bulunmadan tatil yapıyor. Üstelik bunu yaparken iş başındaymış gibi görünmeye devam ediyorlar. E-postaları önceden planlamak, çevrim içi durumlarını aktif göstermek veya belirli saatlerde otomatik mesajlar göndermek en sık kullanılan yöntemler arasında yer alıyor.

Rakamlar Dikkat Çekiyor

The Harris Poll tarafından yapılan araştırma, ABD’de Y kuşağı çalışanlarının yüzde 37’sinin işverenine haber vermeden izin yaptığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 38’i ise kurumsal mesajlaşma uygulamalarında aktif görünmek için fareyi veya klavyeyi hareket ettirme yöntemlerine başvuruyor.

Bu rakamlar ilk bakışta çalışanların kuralları ihlal ettiği izlenimi yaratabilir. Ancak konuya biraz daha yakından bakıldığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Çünkü birçok çalışan izinli olduğu dönemde bile işten tamamen kopamıyor.

NatWest Premier tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre çalışanların yaklaşık yarısı yıllık izin haklarını tam olarak kullanamıyor. Daha da dikkat çekici olan ise çalışanların yüzde 42’sinin tatil sırasında çalışmaya devam ettiğini kabul etmesi.

Bu durum önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Çalışanlar gerçekten tatil yapabiliyor mu?

Güven Sorunu mu, Tükenmişlik Belirtisi mi?

Sessiz tatilin yaygınlaşmasının arkasında yalnızca bireysel tercihler olmayabilir. Bazı uzmanlar bu davranışın şirket kültürüyle doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyor.

Bazı iş yerlerinde izin kullanmak hâlâ olumsuz algılanabiliyor. Çalışanlar izin talebinde bulunurken kendilerini suçlu hissedebiliyor. Özellikle yoğun iş yükü altında çalışan kişiler, izin aldıklarında ekip arkadaşlarını zor durumda bırakacaklarını düşünebiliyor. Bunun sonucunda çalışanlar iki seçenek arasında sıkışıyor:

  • Dinlenmeye ihtiyaç duyuyorlar.
  • Ancak izin istemekten çekiniyorlar.

Sessiz tatil tam da bu noktada ortaya çıkıyor. People Management’da görüşlerine yer verilen uzmanlar, çalışanların gizlice mola verme ihtiyacı hissediyorsa bunun psikolojik güven eksikliğine işaret edebileceğini belirtiyor. Çalışanların açık iletişim kuramadığı ortamlarda benzer davranışların görülmesi şaşırtıcı değil.

Uzaktan Çalışmanın Yan Etkisi

Uzaktan ve hibrit çalışma modelleri çalışanlara önemli esneklikler kazandırdı. Ancak aynı zamanda iş ve özel yaşam arasındaki sınırları da bulanıklaştırdı.

Eskiden bir çalışanın ofiste olup olmadığı kolayca anlaşılabiliyordu. Bugün ise fiziksel görünürlük yerini dijital görünürlüğe bıraktı. Yeşil çevrim içi ışığı yanıyor olabilir. Ancak gerçekten çalışıyor mu? Bu sorunun yanıtını her zaman vermek kolay değil.

Bazı uzmanlar sessiz tatili bir kültür sorunu olarak değil, kişisel etik ve dürüstlük konusu olarak değerlendiriyor. Onlara göre çalışanın izin kullanmak yerine gizlice tatil yapması doğru bir yaklaşım değil. Çünkü bu durum ekip içindeki güven ilişkisini zedeleyebiliyor.

İşverenler Ne Yapmalı?

Sessiz tatil vakalarıyla karşılaşan şirketlerin ilk refleksi denetimi artırmak olmamalı. Uzmanlar öncelikle davranışın arkasındaki nedeni anlamaya çalışmanın daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu vurguluyor. Şirketlerin şu sorulara cevap araması gerekiyor:

  1. Çalışanlar izin kullanırken kendilerini rahat hissediyor mu?
  2. İş yükü çalışanların dinlenmesine izin veriyor mu?
  3. Yöneticiler yıllık izin kullanımını gerçekten destekliyor mu?
  4. Tatildeki çalışanlara iş gönderilmeye devam ediliyor mu?

Bu soruların yanıtları çoğu zaman problemin kaynağını ortaya çıkarıyor. Çalışanların dinlenebildiği, izin kullanırken suçluluk hissetmediği ve işten tamamen uzaklaşabildiği kurumlarda sessiz tatil davranışının görülme olasılığı da azalıyor.

Aslında mesele yalnızca birkaç çalışanın gizlice izin yapması değil. Asıl mesele, çalışanların neden bunu yapma ihtiyacı hissettiğini anlamak. Çünkü bazen bir davranışın kendisi değil, ortaya çıkış nedeni şirketler için daha önemli bir gösterge olabilir.