Yüksek enflasyonun etkisiyle alım gücü düşen çalışanların sosyalleşmeye ayırdıkları bütçe iyice azaldı.

Çalışanların Düşen Yaşam Standartları
Biliyoruz ki Türkiye'nin yetenek açığı artış gösteriyor; artık mühendisten çok teknisyene ihtiyaç var. Mavi yaka tarafındaki nitelikli çalışan kazanımı sıkıntısı maaşlara da yansıyor. 10 yıllık bankacının maaşı usta kaynakçıdan daha düşük olabiliyor. Donanımlı işçi istihdam etmek büyük bir meseleye dönüştü. Zor bulunduğu için artık inşaat işçileri beyaz yakalılardan çok kazanıyor.
Ancak hem beyaz hem mavi yakalılar yüksek enflasyon dolayısıyla alım güçlerinin ve yaşam standartlarının düşmesinden mustarip.
Yüksek enflasyonun etkisi artık yalnızca market alışverişlerinde ya da kira giderlerinde hissedilmiyor. Çalışanların sosyal yaşamı da bu durumdan doğrudan etkileniyor. Bir zamanlar hafta sonu yapılan küçük kaçamaklar, sinema ziyaretleri veya ailece gidilen etkinlikler birçok kişi için lüks harcama kalemleri arasına girmiş durumda.
Marketing Türkiye’nin yer verdiği Eleman.net tarafından gerçekleştirilen izin günleri anketi, çalışanların sosyal hayattan ne kadar uzaklaştığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 73'ü son bir yılda sosyalleşmeye ayırdığı bütçeyi azalttığını ifade ediyor. Daha da dikkat çekici olan ise çalışanların yüzde 53'ünün son bir yıl içinde tiyatro, konser veya sinema gibi herhangi bir kültürel etkinliğe hiç katılmamış olması.
İzin Günü Var Ama Sosyal Hayat Yok
Araştırma sonuçları çalışanların büyük bölümünün haftada bir veya iki gün izin kullandığını gösteriyor. Ancak izin gününe sahip olmak, kaliteli boş zaman geçirebilmek anlamına gelmiyor. Katılımcıların önemli bir kısmı izin günlerinde:
- Ailesiyle vakit geçiriyor (yüzde 49).
- Evde dinlenmeyi tercih ediyor (yüzde 30).
- Arkadaşlarınla zaman geçiriyor (yüzde 10).
- Spor yapıyor (yüzde 6)
- Ek gelir elde etmek için çalışıyor (yüzde 5)
Kültürel Etkinlikler İlk Vazgeçilen Harcama
Ekonomik belirsizlik dönemlerinde insanlar önceliklerini yeniden belirliyor. Barınma, gıda ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlar bütçenin büyük bölümünü kapladığında kültürel faaliyetler ikinci plana itiliyor.
Eleman.net anketine göre sosyal faaliyetlerin azalmasının temel nedenleri arasında şunlar bulunuyor:
- Geçim masraflarındaki artış (yüzde 53)
- Kültürel ve sosyal etkinlik maliyetlerinin yükselmesi (yüzde 26)
- Tasarruf yapma isteği (yüzde 17)
Özellikle büyük şehirlerde bir sinema bileti, konser organizasyonu veya ailece yapılacak kısa bir sosyal aktivite artık ciddi bir maliyet oluşturabiliyor. Bu nedenle çalışanlar zorunlu olmayan harcamaları kısmayı tercih ediyor.
Çalışan Deneyiminde Yeni Dönem
Çalışan mutluluğu artık yalnızca iş yeri içindeki uygulamalarla değerlendirmiyor. Çalışanın iş dışındaki yaşam kalitesi de giderek daha fazla önem kazanıyor.
Marketing Türkiye'de yer alan Eleman.net araştırması, Türkiye'de çalışanların önemli bir bölümünün sosyal yaşamdan uzaklaştığını net biçimde ortaya koyuyor. Kültürel etkinliklere katılımın azalması sadece bireysel bir tercih değil. Aynı zamanda ekonomik koşulların çalışan yaşamı üzerindeki etkisinin güçlü bir göstergesi.
Sürdürülebilir başarının, yalnızca işine gelen çalışanlarla değil, yaşamından da memnun çalışanlarla mümkün olduğu unutulmamalı.
Marketing Türkiye'de yer alan habere buradan ulaşabilirsiniz.
