Yıllık Dünya Mutluluk Raporu'na göre dünyanın en mutlu ülkesi olan Finlandiya'da bir insan kaynakları ve kültür müdürü, iş yerlerinde hiç unutulmayan 5 cümleyi açıkladı.

Kurum Kültürü
Kurum kültürü doğrudan iş yapış biçimini etkilediği gibi iş ortamında kullanılan dili de etkiliyor. Bazı kurumlarda sizli bizli konuşulurken, bazılarında senli benli konuşuluyor. Kimisinde ise küfür sıradan. İş yerinde küfürlü konuşmak ne kadar makul tartışılır.
İş ortamları için bir başka sıkıntılı durum da dedikodu. Kuruma, bölüme ve çalışanlara ciddi zarar veren bu durumla ilgili iş yerinde dedikodu faydalıdır iddiası olduğunu da hatırlayalım. Öte yandan çalışanların huzurlu bir ortamda işlerini yapabilmeleri için iş yerinde psikolojik güvenlik ve saygı kültürü yaratılması oldukça önemli.
İş yerlerinde başarıyı belirleyen unsurların başında teknoloji, ücret politikaları veya fiziksel çalışma koşulları geliyor gibi görünse de kurum kültürü çoğu zaman daha belirleyici bir rol oynar. Çalışanların birbirleriyle nasıl iletişim kurduğu, yöneticilerin ekiplere nasıl yaklaştığı ve sorunların nasıl ele alındığı iş sonuçlarını doğrudan etkiler.
Birleşmiş Milletler destekli Dünya Mutluluk Raporu'na göre uzun yıllardır dünyanın en mutlu ülkesi olarak gösterilen Finlandiya'nın iş kültürü de bu açıdan dikkat çekiyor. Ekonomist'te yer alan ve Finlandiyalı şirket Framery'nin İnsan Kaynakları Müdürü Anni Hallila'nın değerlendirmelerine dayanan haberde, iş hayatında sık kullanılan bazı ifadelerin aslında güçlü bir kurum kültürünün temelini oluşturduğu görülüyor.
Mutlu Çalışanların Ortak Dili
Finlandiya iş kültüründe öne çıkan beş yaklaşım şu şekilde sıralanıyor:
- Soru soran yoldan sapmaz: Merak etmek ve soru sormak zayıflık olarak görülmüyor. Tam tersine gelişimin ve doğru karar almanın bir parçası kabul ediliyor.
- Daha akıllı çalışın, daha çok değil: Uzun saatler çalışmak yerine verimli çalışmak teşvik ediliyor. İş-yaşam dengesi de bu anlayışın önemli bir parçası olarak görülüyor.
- Kediyi masaya yatırın: Sorunları görmezden gelmek yerine açık şekilde konuşmak tercih ediliyor. Böylece problemler büyümeden çözülebiliyor.
- Arkanızda neyi bırakırsanız önünüzde onu bulursunuz: Ertelenen her sorunun gelecekte daha büyük maliyetler yaratabileceği düşünülüyor. Bu nedenle sorunların zamanında ele alınması önemseniyor.
- Önce planlayın: Hedefe ulaşmak için iyi bir planın şart olduğu kabul ediliyor. Çalışanların sürece dahil edilmesi de planlamanın önemli bir parçası olarak görülüyor.
Psikolojik Güvenliğin Gücü
Günümüzde çalışan bağlılığı oluşturmak giderek zorlaşıyor. Özellikle genç kuşaklar sadece maaşa değil, çalıştıkları ortamın kalitesine de dikkat ediyor. Bu nedenle kurumların güçlü bir iletişim kültürü oluşturması her zamankinden daha önemli hale geliyor.
Ekonomist'te yer alan haberde aktarılan Finlandiya örneği, başarılı iş yerlerinin ortak noktasının yalnızca iyi stratejiler olmadığını gösteriyor. Açık iletişim, güven, planlama ve sorunları ertelemeyen bir yaklaşım da çalışan mutluluğunu ve kurumsal başarıyı destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. İfadelerin gücünü azımsamamak gerekir. Zira iş yerlerinde kullanılan birkaç basit cümle bile kurumun çalışma kültürünü şekillendirebiliyor.
