Maaş artışı istemek zor bir konuşma olmak zorunda değil. Doğru zaman, doğru veriler ve doğru üslupla çalışan, bu süreci kendi lehine çevirebilir.

Zam Konuşması
İş yerinde maaşından ve işinden memnun olmayıp yine de ayrılmayanlar hiç de az değil. Oysa durumu bu şekilde idare etmeye çalışmak yerine gerçekleri dile getirebilmek, ücret artışı isteyebilmek gerekir.
Maaş artışı istemek, birçok beyaz yakalı için en stresli durumlardan biri. İnsanlar çoğu zaman bu konuşmayı erteler. Çünkü yanlış bir cümleyle profesyonel imajını zedelemekten korkar. Oysa doğru stratejiyle yapılan bir zam talebi hem saygınlığı korur hem de karşılık bulma ihtimalini artırır.
Gerçek şu ki, şirketler çalışanların katkısına göre ödeme yapar. Duygulara değil, değere bakar. Bu nedenle zam istemek, bir “rica” değil, bir” değer sunumu” olarak görülmelidir.
Doğru Zaman ve Zemin
Zam konuşmasının sonucu ne söylediğiniz kadar ne zaman söylediğinize de bağlıdır. Şirketin zor bir dönemden geçtiği anlar, bu görüşme için uygun değildir. Büyük bir proje sonrası, iyi bir performans değerlendirmesi ya da bütçe planlama dönemleri daha doğru zamanlardır.
Ayrıca görüşmeyi ayaküstü yapmak büyük hatadır. Toplantı talep edip, konuyu baştan net söylemek daha doğru olur. “Ücret ve rolümle ilgili konuşmak istiyorum” demek profesyonel bir yaklaşımdır.
People Management Daily haberiyle biliyoruz ki ücret artışı isterken erkekler daha rahat. Kadın çalışanlar ise çoğu zaman daha temkinli davranıyor.
Kendi Değerini Sayılara Dök
Görüşme sırasında “Çok çalışıyorum” “Benim hakkım bu değil” gibi ifadeler hep havada kalır. Yöneticinizin görmek istediği şey katkınızın şirkete nasıl yansıdığıdır. Bunun için somut örnekler gerekir.
Görüşme için hazırlık yaparken şu ve benzeri sorulara yanıt verin:
- Son bir yılda hangi hedefleri aştım?
- Gelir, maliyet veya müşteri memnuniyetine nasıl katkı sağladım?
- Beni benzer pozisyondakilerden ayıran ne?
Bu veriler kısa bir liste haline getirilmeli. Görüşmede duygular değil, bu listedeki veriler konuşmalı. Harvard Business Review ve Harvard Program on Negotiation içerikleri, zam ve ücret görüşmelerinde sadece duygularla değil somut performans verileri ve ölçülebilir katkılarla konuşmanın görüşmenin etkisini artırdığını vurgular.
Oxfam araştırmasıyla biliyoruz ki CEO ücretlerindeki artış çalışanların 56 katı. Bu tablo, ücretlerin çoğu zaman otomatik olarak adil şekilde yükselmediğini de gösteriyor.
Zam Talebini Nasıl Dile Getirmeli?
En kritik nokta üsluptur. Ne agresif ne de çekingen olmak gerekir. Zam talebi net, sakin ve profesyonel şekilde ifade edilmelidir.
Yanlış örnek:
“Hayat çok pahalılaştı, artık geçinemiyorum.”
Doğru örnek:
“Son dönemde üstlendiğim sorumluluklar ve elde ettiğim sonuçlar doğrultusunda ücretimin yeniden değerlendirilmesini istiyorum.”
Aradaki fark büyük; ilki kişisel bir sorun anlatır, ikincisi ise kuruma sağlanan değeri vurgular. Talebi bir rakamla desteklemek de önemlidir. Bu noktada piyasa araştırması yapmak fayda sağlar. Benzer pozisyonların ücret aralığını bilmek talebinizi güçlendirir.
Talep Reddedilirse
Her zam talebi hemen kabul edilmez. Bu, görüşmenin başarısız olduğu anlamına gelmez. Önemli olan geri bildirim almaktır.
Böyle bir durumda şu sorular sorulabilir:
- Hangi hedefleri yakalarsam bu artış mümkün olur?
- Ne kadar süre sonra tekrar konuşabiliriz?
Böylece belirsizlik ortadan kalkar. Aynı zamanda yöneticinize de net bir yol haritası sunmuş olursunuz.
Zam görüşmesi, tek seferlik bir pazarlık değil, devam eden bir süreçtir. Profesyonel şekilde yapılırsa sizi zayıf değil, bilinçli bir çalışan olarak gösterir.
Kaynak
https://hbr.org/2022/05/what-to-do-when-your-raise-isnt-enough?utm_source=chatgpt.com
https://www.pon.harvard.edu/daily/salary-negotiations/how-to-ask-for-a-salary-increase/?utm_source
