Türkiye’de çalışan esenliğini merkeze alan uygulamalar yavaş ama anlamlı bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümün son ve dikkat çekici örneklerinden biri olarak bir şirket yeni anne olan çalışanlarına yasal izinlere ek olarak 41 gün ücretli izin tanıdı.

Kurumsal Dünyada Annelik Gerçeği
Annelik, kariyer yolculuğunda çoğu zaman görünmez engellerle çevrili bir dönem olarak yaşanıyor. Yasal haklar kâğıt üzerinde mevcut olsa da pratikte bu hakların çalışan lehine esnetilmesi nadir görülüyor.
Pazarlamasyon.com sitesinde yer alan habere göre hepsiburada, Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) taahhütleri doğrultusunda, “41 Kere Maşallah İzni” uygulamasını hayata geçirdi. Uygulama doğum yapan çalışanlarına yasal izinlere ek 41 gün daha ücretli izin sunuyor. Üstelik bu izin, takvim günü bazında hesaplanıyor ve bölünmeden tek seferde kullanılabiliyor. Bu yaklaşım, annenin fiziksel ve duygusal toparlanma süresini dikkate alan bir bakış açısını yansıtıyor.
41 Günlük İznin Detayları
Uygulamanın en dikkat çekici yönlerinden biri kapsayıcılığı. Pazarlamasyon.com sitesinin haberine göre sadece yeni doğum yapanlar değil, hali hazırda doğum izni, emzirme izni ya da ücretsiz izinde olan kadın çalışanlar da bu haktan yararlanabiliyor.
Ayrıca izin süresi boyunca:
- Maaş ödemelerinde kesinti yapılmıyor.
- Yıllık performans primi hak edişleri korunuyor.
- Çalışanlar kariyer kaygısı yaşamadan izin kullanabiliyor.
Bu noktada uygulamanın, basit bir yan hak olarak görülmemesi gerektiği aşikâr. Uygulamanın, çalışanın maddi ve mesleki güvenliğini riske atmadan, doğrudan kurum kültürüne dair güçlü bir mesaj verdiğini söylemek mümkün.
Eşitlik Söylemde Kalmamalı
Bugün pek çok şirket, sürdürülebilirlik raporlarında ve marka iletişiminde eşitlik vurgusu yapıyor. Ancak sahadaki uygulamalar bu söylemleri her zaman desteklemiyor. Hepsiburada’nın attığı bu adım, toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının sadece bir iletişim dili değil, somut bir politika olarak ele alınabileceğini gösteriyor.
Üstelik bu yaklaşım, yalnızca kadın çalışanları değil, tüm organizasyonu dönüştürüyor. Çünkü kapsayıcı uygulamalar, çalışan bağlılığını ve kuruma duyulan güveni doğrudan artırıyor.
Çarpıcı Örnekler
Ebeveynlik izinleri konusunda dikkat çekici örnekler var elbet. Örneğin babalık iznini iki katına çıkartan firma olduğunu biliyoruz. Ebeveynliğin ortak bir sorumluluk olarak ele alındığı modeller, eşitliği daha kalıcı hale getiriyor.
Öte yandan her olumlu örnek, genel tabloyu temsil etmiyor. Yurt dışında yaşanan bir örnekte, yeni anne doğum izni sonrası ofise bebeğini getirince patronunun sempatisiyle karşılaşmıştı. Biliyoruz ki bu nadir hoşgörü, ne yazık ki tüm işverenleri temsil etmiyor. İyi niyet kurumsal politika ile desteklenmediği sürece kırılgan yapısını koruyor.
İK Stratejilerinde Yeni Bir Eşik
Hepsiburada'nın uygulaması ve benzerleri, yetenek kazanımı kadar elde tutma stratejilerinde de belirleyici oluyor. Yeni nesil çalışanlar, işverenlerinden yalnızca maaş değil, hayatın kritik anlarında gerçek destek bekliyor.
Bu nedenle söz konusu uygulama, sadece bir izin politikası değil; çalışanı insan olarak gören bir yönetim anlayışının yansıması. Bakalım kaç şirket benzer uygulamaların kapısını açacak?
