Patron Çalışanlara 240 Milyon Dolar Dağıttı

Bir şirket satışı, çalışanlar için hayat değiştiren bir kazanca dönüştü. ABD’de bir şirket, satıştan elde ettiği gelirin yüzde 15’ini çalışanlarıyla paylaştı. Ortaya çıkan tablo, iş dünyasında nadir görülen bir örnek sundu.

Patronun on binlerce dolar kazandırdığı çalışan.

Çalışanlara Satıştan Gelen Para

Gazete Oksijen’in aktardığı habere göre, ABD’de Fibrebond şirketinin sahibi Graham Walker, 1,7 milyar dolarlık satıştan elde edilen gelirin yüzde 15’ini çalışanlarıyla paylaşmayı tercih etti.

Louisiana eyaletinde faaliyet gösteren Fibrebond, enerji ve elektrik ekipmanları için muhafaza üniteleri üreten bir şirket olarak biliniyor. Şirketin Eaton’a satışı sonrası yapılan düzenleme ise klasik satın alma hikâyelerinden ayrıştı. Satış sözleşmesine eklenen özel maddeyle, toplam gelirin yüzde 15’i çalışanlara dağıtıldı. Bu oran, rakamsal olarak bakıldığında yaklaşık 240 milyon dolara karşılık geliyor.

Toplam 540 tam zamanlı çalışanın faydalandığı bu paylaşımda, kişi başına düşen ortalama ödeme 443 bin dolar oldu. Ödemeler tek seferde yapılmadı. Beş yıla yayılan bir plan oluşturuldu ve bu süre boyunca şirkette kalma şartı getirildi. Böylece hem sadakat ödüllendirildi hem de şirket içi istikrar korunmuş oldu.

Bu noktada önemli bir ayrıntı öne çıkıyor: Çalışanların büyük bölümü şirket hissedarı değildi. Yani bu ödeme, klasik hisse opsiyonu ya da halka arz kazancı değil, doğrudan bir gelir paylaşımıydı. Bu yönüyle Fibrebond örneği, çalışan deneyimi ve adil paylaşım tartışmalarında özel bir yere oturuyor.

Sadakat Kültürünün Ekonomik Karşılığı

Fibrebond’un bugün geldiği noktayı anlamak için geçmişine bakmak gerekiyor. Şirket, 1990’lı yıllarda ciddi büyüme yaşadı ancak 1998’de fabrikanın tamamen yanmasıyla büyük bir krizle karşı karşıya kaldı. Bu süreçte Walker ailesi, üretim durmuş olmasına rağmen maaşları ödemeye devam etti. Çalışan bağlılığının temeli de bu dönemde atıldı.

2000’li yılların başında dot-com balonunun patlamasıyla birlikte işler yeniden zorlaştı. Çalışan sayısı 900’den 320’ye kadar düştü. Şirket neredeyse sadece birkaç müşteriye bağımlı hale geldi. Buna rağmen birçok çalışan, alternatif iş imkânlarının kısıtlı olduğu Minden kentinde şirkette kalmayı tercih etti.

Bu kültür yıllar içinde güçlendi. Haftalık küçük sosyal etkinlikler, dayanışma fonları ve aile ortamı vurgusu, maddi zorluklara rağmen organizasyonu ayakta tuttu. Sonrasında yapılan 150 milyon dolarlık veri merkezi altyapı yatırımı ise şirketin kaderini değiştirdi. Pandemiyle birlikte artan bulut bilişim, yapay zekâ ve LNG projeleri, Fibrebond’un gelirlerini son beş yılda yaklaşık yüzde 400 artırdı.

Benzer Örnekler

Yapılan ödemeler, çalışanlar için adeta bir dönüm noktası oldu. Birçoğu ilk etapta mektupların gerçek olduğuna inanmakta zorlandı. Kimi borçlarını kapattı, kimi çocuklarının üniversite masraflarını karşıladı, kimi ise emeklilik planlarını güvence altına aldı.

Nadir de olsa daha önceden de benzer örnekler olduğunu biliyoruz. 'Patron Kazandı Çalışanlarını Milyoner Yaptı', 'Firmanın 400 Çalışanını Milyoner Yapan Patron' başlıklarıyla benzer haberler duyurulmuştu. Bu tür hikâyeler, çalışanlara dokunan kararların şirket algısını nasıl dönüştürdüğünü açıkça gösteriyor.

Fibrebond örneğinde dikkat çeken bir başka unsur da yerel etki oldu. Yaklaşık 12 bin nüfuslu Minden kentinde bu ölçekte bir gelir dağılımı, sadece bireysel hayatları değil, yerel ekonomiyi de canlandırdı. Harcamalar arttı, küçük işletmeler hareketlendi.

Firmanın bu yaklaşımı, sadece finansal bir jest olarak değil, uzun vadeli bir kültür yatırımı olarak da okunmalı. Çalışanlar, zor zamanlarda verdikleri emeğin karşılığını yıllar sonra da olsa alabileceklerini gördüklerinde, kurumlarına olan güvenleri pekişiyor. Benzer bir etkinin Türkiye’de de görüldüğünü biliyoruz. Çalışanlarını ev sahibi yapan Türk patron milyonlarca çalışanın gönlünde taht kurmuştu.

Bu vakada “insan odaklı büyüme” kavramı somut bir örnekle karşımıza çıkıyor. Fibrebond’un hikâyesi, sadece büyük bir satışın değil, yıllara yayılan güven ilişkisinin doğal bir sonucu olarak okunmalı.

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz.