Çalışanların Büyük Kısmı Tükenmiş Hissediyor

Çalışanlar işte kalıyor ama zihinsel olarak çoktan ayrılmış durumda. Büyük bölümü tükenmişlik sınırında ve gözünü yeni fırsatlara çevirmiş durumda.

Tükenmişlik yaşayan çalışan

Stres Artık Geçici Değil

İş dünyasında dikkat çekici bir kırılma yaşanıyor. Artık çalışanlar sadece iş değiştirmiyor, aynı anda işte kalıp alternatiflerini de sessizce araştırıyor. MediaCat sitesinin yer verdiği ManpowerGroup 2026 Global Yetenek Barometresi verileri bu dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 66’sı tükenmişlik sınırında. Üstelik yarısı her gün yüksek stresle mücadele ediyor.

Yoğun iş temposu yeni değil. Ancak artık stres süreklilik kazanmış durumda. Çalışanlar kısa vadeli yoğunluklardan değil, bitmeyen baskıdan şikayet ediyor. Bu da tükenmişliği hızlandırıyor. Heltia platformunda yapılan bir araştırmaya göre çalışanların yüzde 90'ı işten keyif almıyor. İş, birçok kişi için sadece bir zorunluluğa dönüşüyor. Perceptyx’in “Çalışan Dinlemesinin Durumu 2025” raporuna göre de: Her dört İK çalışanından biri tükenmişlik yaşıyor.

Genç Kadınlar Daha Fazla Baskı Altında

ManpowerGroup araştırmasının en çarpıcı yönlerinden biri demografik farklar. Z Kuşağı kadın çalışanlar en yüksek stres seviyesine sahip grup. Yüzde 57’si her gün yoğun stres yaşadığını belirtiyor. Aynı oran Baby Boomer erkeklerde yüzde 31’e kadar düşüyor.

Bu farkın arkasında birkaç neden öne çıkıyor:

  • Belirsiz kariyer yolları
  • Sürekli değişen yetkinlik beklentileri
  • İş-yaşam dengesi kurma zorluğu

Sessiz Arayış

ManpowerGroup verilerine göre çalışanların yüzde 60’ı aktif olarak yeni fırsatları takip ediyor. İlginç olan şu: Aynı çalışanların yüzde 64’ü mevcut işinde kalmayı planladığını söylüyor. Bu çelişki yeni bir kavramı doğuruyor: Sessiz Arayış.

Çalışanlar işi bırakmadan önce alternatiflerini güvence altına almak istiyor. Risk almadan geçiş yapmayı tercih ediyor. Bu durum işverenler için görünmeyen bir tehlike yaratıyor. Çünkü çalışan hala iş yerinde ama zihinsel olarak çoktan gitmiş durumda. Z Kuşağı’nda her 10 kişiden 7’si ek gelir arayışında.

Psikolojik Dayanıklılık

Teknik becerilerin tek başına yeterli olmadığını biliyoruz. İş yerinde psikolojik destek ihtiyacı hızla artıyor. Biliyoruz ki hem 2024 hem de 2025'te çalışanlar en çok psikolojik destek aldı.

Şirketler için bu noktada yeni bir sorumluluk doğuyor. Sadece performansı değil, çalışan deneyimini de yönetmek gerekiyor. Aksi halde yetenek kaybı kaçınılmaz oluyor.

ManpowerGroup 2026 Global Yetenek Barometresi, iş gücünün sadece çalışmak değil, aynı zamanda iyi hissetmek istediğini de gösteriyor. Şirketler bu gerçeği ne kadar erken kabul ederse, o kadar güçlü kalacak. Aksi durumda “sessiz arayış” kısa sürede “sessiz istifa”ya dönüşebilir.