son yazılar

Baskı Ortamında Yaratıcı Düşünebilmek

Gönderen 5/20/2020

Ofiste baskı ortamı sağlıklı düşünebilmeye ne kadar izin veriyor? Yoksa tüm uyaranlar el ele verip yaratıcı ve sağlıklı düşünmenin önüne duvar mı örüyor? 



E postalar, raporlar, toplantılar, sözleşmeler, iş takipleri derken günlük tempo içinde yapılan onlarca iş. Tüm bu işleri yapıp yetiştirmeye çalışırken, bazen zamanla bazen de insanlarla boğuşurken nasıl ferah ve yaratıcı bir düşünce geliştirebiliriz?

Ofiste baskı ortamı sağlıklı düşünebilmeye ne kadar izin veriyor? Çalan telefonlar, etrafımızdaki konuşmalar, hiç hesapta olmayıp aniden araya giren işler. Yoksa tüm uyaranlar el ele verip yaratıcı ve sağlıklı düşünmenin önüne duvar mı örüyor?

Uzman Görüşü

Uzmanların görüşleri farklı; "Yaratıcılık için haydi ofis dışına" diyen bakış açısı var.

20 Şubat 2020 tarihli online People Management dergisinde konuyla ilgili liderlik ve yönetim koçu olan Tim Segaller’in görüşlerine yer verilmiş.

Segaller yazısında yüksek kaliteli düşünmenin nasıl sağlanabileceğini irdelemiş. Cevabın bir kısmının dış koşulların iyileştirilmesi olduğunu yazmış. Örnek olarak da Google ve Apple’ın ofis ortamlarını göstermiş. Internetten şöyle bir girip bakarsanız şirket içinde rengarenk koltuklar, duvarlar, salıncaklar, kaydıraklar, bilardo masaları vb. düzenlemeler çalışan zihnini bir nebze rahatlatmak için yapılmış görünüyor.

Zihnimizi Yönetebiliriz

Segaller tüm bu düzenlemeleri yaparken iç koşullara (zihnimizi nasıl yönettiğimize) dikkat etmeyi atladığımıza dikkat çekiyor. Bunun için de en iyi yolun bilinçli farkındalık (mindfulness) uygulamasının olduğunu vurguluyor. Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Dış koşullar, değiştiremediğimiz, etki alanımızda olmayan ama ilgi alanımızdaki bölümü oluşturabilir. “Ne gelir elimden? Benim elimde bir güç yok ki” diye hayıflanmak yerine kendi zihnimize odaklanabiliriz. Çünkü iç koşullarımızı yani zihnimizi yönetmek doğrudan etki alanımızın içindedir. Farkında olmak dileğiyle.

DİĞER YAZILAR

0 yorum