son yazılar

Çalışanların Uykusuzluk ile Sınavı

Gönderen 3/27/2018

Uyku ihtiyacınızı karşılamadığınızda bu durum sizin günlük çalışma temponuzu nasıl etkiliyor?



Herkese Eşit Zaman


Bir yanda yapmak zorunda olduklarımız, bir yanda yapmayı istediklerimiz var. İkisi de çekiştirip duruyor. E iyi de zaman lastik değil ki, belirli günlerde çekip azıcık uzatalım. 


“Ah canım kıyamam, demek sen bunları yapmak istiyorsun ve şunları da yapmak zorundasın. Al öyleyse benden sana bu hafta boyunca her güne fazladan iki saat. Haydi güle güle kullan bakalım” deyip bize torpilli davranmıyor ki zaman. Ne yaparsak yapalım bir gün içinde bize verilen saat belli. Hal böyle olunca fazladan zaman yaratmak için başlıyoruz uykudan tırtıklamaya. 

Farklı Uyku İhtiyaçları

Bireysel uyku ihtiyacı kişiden kişiye değişse de yetişkinler için günde ortalama 7 saat civarı uyku tavsiye ediliyor. Acaba kaç kişi bu ihtiyacı doğru dürüst karşılıyor? Daha da önemlisi günlük uyku ihtiyacınızı karşılamadığınızda bu durum sizin, günlük çalışma temponuzu nasıl etkiliyor? 

Uyku yoksunluğunun kişinin yaşantısına etkileri bir hayli fazla. Kısa vadedeki sonuçları içerisinde algılama zorluğu, bozulmuş ruh durumu, stresle baş etmede güçlük sayılabilirken, uzun vadedeki sonuçları arasında bağışıklık sisteminde çökme, hafıza sorunları, kilo kaybı sayılabilir. Uyku azlığının uzun vadede sebep olduğu sonuçlara depresyon, felç, kalp sağlığı problemleri ve Alzheimer riskini artırmasını da ekleyebiliriz. Daha ne olsun?

Günde 3-4 saat uykuyla yetinenler var ama bir hayli azınlıkta olduklarını biliyoruz. Ayrıca vücuda gereğinden fazla alınan her gıda gibi bünyenin beklediğinden fazla uyumanın zarar verdiğini de biliyoruz.

Hafta içi akşamları yaşamı kaçırmamak adına iş çıkışına tüm sosyalleşme programlarını koyanlar, sabah çoğunlukla kronik yorgunluk ve uykusuzlukla güne merhaba diyor. Tabii çalışma saatleri dışında da e postalara bakmayı alışkanlık haline getirmiş olanlar, tüm bu sosyalleşme temposunun içinde bir yandan da gözlerini e postalardan ayırmıyor. 


Bir yanda geceleri dopdolu bir program ve uykusuzluk, öte yanda sınırlı hafta içi gece programları ve dinlenmiş vücut. Ne dersiniz, hangisi kazanır? 

Herkes kendi ritmine göre karar verecek buna. Ancak şu soruyu da göz ardı etmemek gerek; metabolizmanın ihtiyacından çok daha az uykuyla, ertesi sabah yorgun argın düşük enerjiyle çalışmaya başlamak, bir de üstüne üstlük yaratıcı, verimli ve yüksek performans sergilemeye çalışmak, biraz da kendimizi kandırmak değil mi?

DİĞER YAZILAR

0 yorum