Özgeçmiş İncelemeyi Bilmeyen İşe Alım Yapmasın!

Bilmeyen Yönetici

Mehmet

Mehmet uzunca bir süredir başvuru yaptığı halde, ilk kez bir firma kendisine olumlu geri dönüşte bulunduğu için çok mutluydu. Biraz tereddütlüydü, şehir dışında bir pozisyondu ama olsun, her yerde çalışabilirdi, şehir fark etmiyordu. Çalışması lazımdı. Bir heves gitti şehir dışına görüşmeye.

Kendisiyle mülakat yapan İnsan Kaynakları yetkilisi oldukça güler yüzlüydü. Biraz havadan sudan konuştuktan sonra mülakat başladı; yaptığı işler, çalıştığı firmalar falan derken zaman hızlıca ilerledi. Mülakatın artık sonlarına doğru İnsan Kaynakları yetkilisi bombayı patlattı: “Doğrusunu isterseniz alacağınız sorumluluklarla ilgili bir sıkıntı göremiyorum. Ama biz, yaş olarak sizden daha genç birini arıyoruz.” Mehmet, bunca yol geldiğine mi yansın, karşısındakinin beceriksizliğine mi üzülsün, yoksa özgeçmişine yazdığı doğum tarihini göremeyen bir insanı koskoca bir firmanın nasıl olup da işin başına koyduğuna mı şaşırsın bilemedi.

Aykut

Yaptığı başvuruya olumlu yanıt alınca Aykut çok mutlu oldu. Randevulaştı firmayla, Salı günü saat 14.00da. Salı sabahı heyecanla uyandı. Saat tam 13.45te firmada hazır bulundu, kısa bir bekletmeden sonra mülakat odasına aldılar.

Mülakat yapacak İnsan Kaynakları yetkilisi odada hazır bekliyordu kendisini. Küçük bir sohbetten sonra başladı mülakat. Sorular ardı ardınca geldi. Kendince hepsine de makul yanıtlar verdi. Mülakat başladıktan yaklaşık yarım saat sonra İnsan Kaynakları yetkilisi kaşlarını kaldırarak muhteşem cümlesini attı ortaya: “Ama siz askerliğinizi yapmamışsınız. Biz erkek adaylarda askerliğini tamamlamış olma kriteri arıyoruz” “Nasıl yani, bunu şimdi mi fark ettin? Ben zaten özgeçmişime yazmıştım, okumadın mı? Aklın neredeydi” diye soramayan Aykut “Askerliğimi yapmadığımı özgeçmişime yazmıştım” diyebildi sadece.

Sevgi

Birazdan gireceği görüşme için Sevgi bir hayli heyecanlı idi. Yarım saat beklettikten sonra gecikmeli olarak görüşmeye aldılar. Pek fazla mimik kullanmıyordu mülakat yapan kişi. Verdiği cevaplar tatmin edici mi, değil mi kestiremiyordu Sevgi. Görüşme yapan kişi doğru dürüst göz teması da kurmadığı için tedirginliğini atamamıştı üstünden. Zaman zaman sesinin titrediğini hissediyordu cevap verirken Sevgi. Mülakat başladıktan yaklaşık yarım saat sonra görüşmeci aniden önündeki kağıtlardan gözlerini kaldırdı ve Sevgi’ye bakarak “Yalnız siz Meslek Yüksek Okulu mezunusunuz. Biz 4 yıllık fakülte mezunu arıyoruz” dedi koltuğuna yaslanarak. Bu ani ve beklenmedik balyoz darbesiyle ne yapacağını bilemeyen Sevgi “Evet” diyebildi sadece cılız bir sesle.

Kahramanlarının isimlerini Mehmet, Aykut ve Sevgi olarak değiştirdiğim bu üç hikaye de ne yazık ki gerçek. Mülakat yapmayı bilmeyen dahası bilmediğini de bilmeyen müdürlerin, sorumluların, uzmanların yaptığı mülakatlara üzülmek lazım sadece.

İşe alım yapan arkadaşlarım; etmeyin, eylemeyin. Bu kadar saçma, bu kadar bariz hatalar yapmayın artık. Bilmiyorsanız da lütfen öğrenin, bu işin eğitimini alın. Mülakat Ustalık İster unutmayın. İş ilanlarını neredeyse “Süpermen Aranıyor” tadında hazırlayıp, sonra da “Bir türlü istediğimiz nitelikte adayı bulamıyoruz” diye yakınmayın.

İşe alım yapanlar öncelikle kendi işlerini nasıl yapmaları gerektiğini bilsin. Adayın işi yapıp yapamayacağını araştırmak bundan sonraki aşamadır.